Karın Germe

Karın germe ameliyatı sırasında karın bölgesindeki fazla deri ve yağ alınır. Karın bölgesindeki kasların bağdokusu kılıfları da (fasya) genellikle dikişlerle sıkılaştırılır. Kalan kısım yeniden şekillendirilir. Karın germe ameliyatıyla göbek deliğinin altındaki alt karın bölgesindeki strialar (çatlaklar) da ortadan kaldırılabilir; ancak karın germe ameliyatı bu bölgenin dışındaki çatlakları düzeltmeyecektir.

Genellikle hamilelik, kilo alıp verme veya yaşlanma gibi nedenlerle sarkan ve şeklini kaybeden karın bölgesini düzeltmek için yapılan bir estetik cerrahi operasyondur. Bu ameliyatta, karın bölgesindeki fazla deri ve yağ dokusu çıkarılırken, karın kasları sıkılaştırılarak daha düz ve sıkı bir görünüm elde edilir. Karın germe, özellikle diyet ve sporla giderilemeyen, karın duvarındaki deformasyonlar ve sarkmalar için etkili bir çözümdür.

Karın germe ameliyatında karın kasları onarıldığı ve sıkılaştırıldığı için hem estetik hem de fonksiyonel bir iyileşme sağlanır. Bu operasyon aynı zamanda göbek deliğinin altında kalan çatlakların (striaların) da giderilmesine yardımcı olabilir. Fakat karın germe ameliyatı kilo vermek için bir yöntem değildir; ideal kilosuna yakın olan ve karın bölgesinde gevşeklik yaşayan kişiler için uygundur.

Karın Germe Ameliyatı Kimler için Uygundur?

Genel sağlık durumu iyi ve ameliyat olmaya bir engeli olmayan 18 yaşının üzerindeki her erkek ve kadın karın germe ameliyatı olabilir. Ameliyat öncesinde kişinin tıbbi öyküsünün alınması ve alışkanlıkları son derece önemlidir. Daha önce geçirilmiş gebeliklerin karın duvarına olan etkisi değerlendirilmeli, hastanın kilo alma ve kaybetme süreci tartışılmalı, daha önceden yapılmış açık ya da kapalı tüm cerrahi müdahaleler detaylandırılmalıdır. Eğer hasta kilo vermeyi veya gebe kalmayı planlıyorsa operasyonun ertelenmesi önerilmelidir. Operasyon öncesi, hedeflenen kiloya mümkün olduğunca çok yaklaşılması konusunda motive edilmelidir.

Karın germe ameliyatının aşağıdaki riskleri de mutlaka değerlendirilmelidir:

  • 2 yıl içinde bir gebelik planı varsa, operasyon ertelenmelidir.
     
  • Ağır kalp hastaları, diyabet ve kan pıhtılaşma problemlerine neden olan hastalıklar göz önünde bulundurulmalıdır.
     
  • Enfeksiyon veya bağ dokusu hastalıklarına bağlı yara iyileşmesine ait sorunlar kesinlikle önemsenmelidir.
     
  • Kullanılan ilaçlar ve bitkisel destek ajanları dikkatle incelenmeli, kan sulandırıcılar, doğum kontrol hapları, antiromatizmal ilaçlar mutlaka hekime bildirilmelidir.
     
  • Operasyon öncesi kilo vermek için ağır egzersizler yapılmışsa bunların sonlandırıldığından ve 3-4 aydır kilonun stabil olduğundan emin olunmalıdır.
     
  • Sigara içilmesinin yara iyileşmesini bozabileceği ve ameliyat bölgesindeki dokuların kanlanması için risk oluşturacağı unutulmamalı, ameliyattan en az 4 hafta önce bırakılmalıdır.

Gebelik sırasında cilt dokusu ve karın kasları, dokuların esneklik seviyesinin ötesinde gerilir. Gövdenin öne doğru hareketini sağlayan ve karnın iki tarafında yukarıdan aşağı doğru yerleşmiş olan rektus kaslarını ortada bir arada tutan zarın gevşemesine bağlı olarak da “rektus diastazı” durumu ortaya çıkabilir. Gebelik sonrası egzersizler yapılıp gebelikte alınan kilolar geri verilse bile gevşemiş olan derinin eski haline dönmesi ve karnın toparlanması her zaman mümkün olmayabilir.

Sarkmaya neden olan diğer önemli neden ise aşırı kilo alımıdır. Diyetle veya mide küçültme operasyonlarıyla verilen aşırı kilo, karın duvarının gevşemesine ve cilt dokusunun fazlalığına neden olmaktadır. Ayrıca karın bölgesi ameliyatlarının ardından oluşan deformiteler de daha az görülen sarkma nedenleri arasındadır. Özellikle safra kesesi, bağırsak veya mide ameliyatları ile sezaryen sonucunda ortaya çıkan insizyon skarları karında şekil bozukluklarına neden olabilmektedir. Karın germe ameliyatı sarkmış veya dolgun görülen karın bölgesindeki yağların ve fazlalık gevşek derinin çıkarılması ve sıklıkla gevşemiş karın kaslarının sıkılaştırılması için uygulanır.

Sorunuz mu var?

Sorularınızı yanıtlamak ve size en uygun çözümleri sunmak için buradayız

Cerrahi kesi yapılan her ameliyatta bir miktar iz kalır. Ancak plastik cerrahlar bu izleri vücudun doğal kıvrımlarına, çamaşır çizgisinin altına veya gizli bölgelere (burun içi, meme başı sınırı gibi) saklayarak minimum seviyeye indirir. Zamanla bu izler soluklaşır ve belirginliğini kaybeder.

  • İlk 1-2 Hafta: Ameliyat sonrası takılan alçı/atel çıkarılır, morluk ve belirgin şişliklerin büyük kısmı geçer.

  • 1-3 Ay: Yüzdeki hafif ödemler dağılır, burun şekli belirginleşir.

  • 1 Yıl: Dokuların tamamen iyileşmesi ve burnun nihai şeklini alması genellikle 6 ila 12 ay sürer.

Hayır. Liposuction bir zayıflama veya kilo verme ameliyatı değil, vücut şekillendirme işlemidir. Diyet ve egzersize dirençli bölgesel yağların (basen, karın, gıdı vb.) uzaklaştırılması için uygulanır.

Modern cerrahi teknikler, ameliyat sırasında uygulanan lokal anestezikler ve ameliyat sonrası reçete edilen ağrı kesiciler sayesinde ağrı kontrol altına alınır. Hastaların çoğu ağrıdan ziyade hafif bir baskı veya gerginlik hissettiğini ifade eder.

  • Kanser İlişkisi: Günümüzde kullanılan tıbbi sınıf silikon protezlerin meme kanseri riskini artırmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

  • Dayanıklılık: Yeni nesil kohezif jel protezlerin patlama veya sızdırma riski son derece düşüktür. Ancak şiddetli travmalar veya çok uzun yıllar sonunda (10-15 yıl) kontrol edilip gerekirse değiştirilmeleri önerilebilir.