Tıbbi adı blefaroplasti olan göz kapağı estetiği, alt veya üst göz kapağında genellikle yaşlanma, genetik, travma ve enfeksiyon gibi sebeplerle, torbalanma, kırışıklık artışları, üst kapak ve kaşlarda düşme, alt kapaklarda torbalanma ve çizgilenme gibi belirtilerin cerrahi olarak düzeltilmesi işleminin adıdır.
Yaşlanmaya bağlı olarak alt ve üst göz kapaklarında sarkma sorunu yaşayanlar ya da genetik nedenler, kazalar sonucu yaşanan travmalar veya enfeksiyon gibi sebeplerle göz bölgesinde sarkma olanlar için uygulanabilmektedir.
Göz kapağı estetiği ameliyatında, üst kapak blefaroplasti için gözün doğal kıvrımlı hatlarında operasyon öncesi çizimler ve ölçümler yapılır. Kesi için bistüri veya koter adı verilen ısı ile kesi yapan cihazlar ya da özel bazı lazer teknolojileri kullanılır. Alt kapak estetiği ise alt kapak kirpik hattından veya göz kapağının iç tarafında bulunan kısımdan transkonjunktival adı verilen yöntemle yapılabilir.
Üst göz kapağı estetiğinde şunlar yapılır:
Alt göz kapaklarında yapılan işlem şunlardır:
Cerrahi kesi yapılan her ameliyatta bir miktar iz kalır. Ancak plastik cerrahlar bu izleri vücudun doğal kıvrımlarına, çamaşır çizgisinin altına veya gizli bölgelere (burun içi, meme başı sınırı gibi) saklayarak minimum seviyeye indirir. Zamanla bu izler soluklaşır ve belirginliğini kaybeder.
İlk 1-2 Hafta: Ameliyat sonrası takılan alçı/atel çıkarılır, morluk ve belirgin şişliklerin büyük kısmı geçer.
1-3 Ay: Yüzdeki hafif ödemler dağılır, burun şekli belirginleşir.
1 Yıl: Dokuların tamamen iyileşmesi ve burnun nihai şeklini alması genellikle 6 ila 12 ay sürer.
Hayır. Liposuction bir zayıflama veya kilo verme ameliyatı değil, vücut şekillendirme işlemidir. Diyet ve egzersize dirençli bölgesel yağların (basen, karın, gıdı vb.) uzaklaştırılması için uygulanır.
Modern cerrahi teknikler, ameliyat sırasında uygulanan lokal anestezikler ve ameliyat sonrası reçete edilen ağrı kesiciler sayesinde ağrı kontrol altına alınır. Hastaların çoğu ağrıdan ziyade hafif bir baskı veya gerginlik hissettiğini ifade eder.
Kanser İlişkisi: Günümüzde kullanılan tıbbi sınıf silikon protezlerin meme kanseri riskini artırmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Dayanıklılık: Yeni nesil kohezif jel protezlerin patlama veya sızdırma riski son derece düşüktür. Ancak şiddetli travmalar veya çok uzun yıllar sonunda (10-15 yıl) kontrol edilip gerekirse değiştirilmeleri önerilebilir.
Hayal ettiğiniz taze ve dinamik görünüm için aklınızdaki tüm soruları yanıtlamaya hazırız; bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz